Acısıyla Tatlısıyla Doktor Hayatı - Hospital Playlist Dizi Yorumu

İyi geceler,
Uykusuz kaldım ne yapsam etsem diye düşünürken bir blogumun olduğu aklıma geldi. Aslında önce bitirdiğim bir japon dizisini yazmak istiyordum. Ama bu daha çok aklıma takıldı diye bu diziyi yazmak istedim:

Hospital Playlist



İngilizce: Hospital Playlist, Doctor Playbook, Wise Doctor Life

Romaji: Seulkirowoon Uisasaenghwal
Hangul: 슬기로운 의사생활
Yapım Yılı: 2020
Yayınlandığı Kanal: tvN,Netflix 
Bölüm Sayısı: 12

Oyuncular: 
Jo Jung Seok (Jealousy Incarnate, Oh My Ghost),
Jung Kyung Ho(Falling for Innocence,Life on Mars)
Jeon Mi Do(Mother)
Yo Yeon Seok(Doctor Romantic,Mr. Sunshine
Kim Dae Myung(Misaeng)


Dizinin Konusu:

1999 yılında üniversitede tanışıp 20 yıl aradan sonra aynı hastanede çalışan 5 arkadaşın dostluk,iş,aşk ve aile hayatlarının samimi ve gerçekçi bir şekilde anlatıldığı dizi.
Yer yer gülüp yer yer ağlayacağınız ama izlediğinize hiç pişman olmayacağınız bir dizi. Bence bu yılın en iddialı yapımlarından.

Müzikleri mi desem karakterler mi desem olaylar mı desem... Hepsi çok güzel işlenmiş. Medikal dizi sevmeyen veya izleyemeyenler bile bence rahatlıkla izleyebilir. Çiftlerimiz de çok tatlı. Final güzeldi. Biraz da umutlandırdı. Umarım ki 2.sezon hayal kırıklığı olmaz.


Yönetmen 'Shin Won Ho' ve senarist 'Lee Woo Jung' daha önce "Reply" serisinde birlikte çalışmış. Üstüne bir de Shin Won Ho Prison Playbook dizisinin de yönetmenliğini yapmış. İkisi de başarılı isimler. Haliyle bu dizi de çok güzel olmuş. Reply serisi ve Prison Playbook dizisini henüz izlemedim. Haliyle bir karşılaştırma yapamam. Ama onların da en az bu dizi kadar güzel olduğuna şimdiden eminim. 


Karakterler:


Lee Ik Jun

Beşlinin en çatlak,en deli dolu,en renkli karakteri. Kendisi evli ve bir çocuk sahibi baba. U-ju isminde dünyalar tatlısı bir oğlu var. Hastanenin karaciğer nakli yapan cerrahı. Hastalarıyla ve onların yakınlarıyla ilişkisi çok güzel. Arkadaşlarıyla da çok iyi eğleniyor. Dizinin en komik sahneleri repliklerinin büyük kısmı kendine ait. Yeri geldi çöpçatanlık yaptı yeri geldi babalık yaptı. Ama bölümün sonunda aldı eline gitarı çok güzel şarkılar söyledi. Kendime en çok benzettiğim karakterdi galiba :) 
Aynı zamanda Jo Jung Seok 'u ilk kez bu dizide bu rolde izlemiş oldum. Çok beğendim! 

Kim Jun Wan 

Kendileri hastanemizin en iyi kalp cerrahlarından. Çapkın,yetenekli ama sosyal hayatta pek bir başarısız. Kendi arkadaşlarıyla gayet iyiyken diğer insanların yanında çok soğuk davranıyor. Aynı zamanda insanlara laf sokmayı da pek seviyor. Tabi yine de kendisi bol bol güldürdü bizi bu dizide. Jung Kyung Ho'yu hiç izlemediğim(Başlayıp devam etmeyi unuttuğum When The Devil Calls Your Name'i saymazsak) halde istemsiz bir sempatim vardı. Bu diziyle de boşuna olmadığını gördüm. Daha fazla dizisini izlemek istiyorum. Umarım ikinci sezon hem kendisi ve hem de ilişkisi için çok güzel olur.
Kendisi dizide Lee Ik Jun'un kız kardeşi Lee Ik Sun ile çıkıyordu. Bidulgi çiftimiz olarak çok tatlıydılar. Stajyeri ile arkadaşlığı da çok güzeldi. İlk başta soğuk davranırken sonradan dert ortağı oldular :)



Ahn Jeong Won



Ay ay ay..... Duygusal,yardımsever nam-ı diğer BUDA. Ama kendisi dizide Katolik :) 2 abisi ve 2 ablası rahip/rahibe olmuş ama kendisi annesinin ısrarı üzerine doktor olmuş üstüne bir de pediatrik cerrahi uzmanlığı almış. Hastalarından birinin en küçük rahatsızlığında kahrolan ama en ufak bir iyileşmede de çılgınlar gibi sevinen iyi kalpli doktorumuz. Tabi sezon finalinde bizi muallakta bıraktı. Yolculuk gözüküyor mu acaba? İzleyip göreceğiz.



Chae Song Hwa 

Jeon Mi Do'yu ilk kez izledim. Oyunculuğu o kadar hoştu ki baya bir yapımda yer almıştır,tecrübelidir kesin diye düşünürken bu dizinin daha sadece 3.projesi olduğunu görmemle birlikte şok yaşadım. Baya yetenekli anlayacağınız. Dizideki karakteri de çok sevimliydi. Kendisi nöroloji profesörü. Sesinin aslında çok güzel olmasına rağmen dizide bet sesli taklidi yapması beni en güldüren detaylardan :)) Tabi duygusal durumları da bizi çok merak ettirdi sonlara doğru. Seviyor mu sevmiyor mu sizce?


Yang Seok Hyeong

Tombik jinekoloğumuz. Konuşması çok tatlıydı. Sessiz sakin karakteri öyle hoştu ki. Yaşadıkları da bir o kadar acıklı. Ailesi ile ilişkisi özellikle annesine düşkünlüğü çol güzeldi.Kendi halinde yaşayıp giden karakterler hep ilgimi çekmiştir. Umarım düşündüklerini boşverir de mutlu olur. 

Temel karakterlerimiz böyleydi. İlk bölümlerde azıcık sıkabilir ama sonradan öyle bir sarıyor ki şaşırırsınız. Gereksiz detay yok denecek kadar azdı. Zaten öyle sahneler de kısaydı. Beşlimizin arkadaşlığı çok güzeldi. Eminim izlerken herkes benim de böyle dostlarım olsa demiştir. Her bölümün sonlarına doğru olan band sahneleri(Kurdukları grubun ismi Mido and Falasol) mükemmeldi.90'larda yaşayamasam da çok sevmiş,o dönemde gençliklerini yaşayanları çok şanslı bulmuşumdur.Dizide de çok güzel 90ların sonu 00ların başı detayları,flashbackleri vardı.Dizinin en güzel özelliklerinden biri katıla katıla güldürüp hüngür hüngür ağlatmasıydı. Gözyaşları daha kurumadan kahkahalara boğulduk. Diğeri ise çok güzel mesajlar verdi. Organ bağışı gibi. Belki birinin hikâyesi çok erken,çok acıklı bitiyor ama o hikâye başkasının hayatını kurtarıyor. Daha sonra hastaların aileleriyle ilişkileri,doktorların hastalar ve onların yakınlarıyla ilişkileri. Hepsi çok güzel,çok doluydu.
Dediğim gibi Reply serisi veya Prison Playbook ile karşılaştıramıyorum. Onları henüz izlemediğim için. Ama bence hem yılın hem de tüm zamanların en eğlenceli,en realist dizilerinden biriydi. Klişe karakterler yoktu. Başrollerin hepsi birbirinden güçlü ve özgündü. Yan roller de muhteşemdi. Ben dizi müziklerini çok severim. Onlar da harikaydı. Kpop sevmediğim halde ostlara bayılıyorum. Dizi biter bitmez hepsini kaydedip dinlemeye başladım. Bu yazıyı yazarken de tekrar tekrar dinledim. Umarım siz de izler beğenirsiniz.
Tabi benim tek pişmanlığım 2.sezon gelmeden izlemek. Sabredemiyorum :)





Okuduğunuz için teşekkür ederim. Sağlıcakla kalın.

Yeni sezonu böyle bekliyorum :)



Her Derde Deva Blog - Jaze'nin Boş Dünyası

 Merhabalar,

Geçtiğimiz ay 'Blog Tanıtımı' isimli bir seri başlatmıştım. Gayet de güzel olmuştu. Böylelikle yeni veya pek tanınmayan blogları kendi aramızda da olsa tanıyoruz.

Tanıttığım blog Tavsiye Hattı 'na ulaşmak için tıklayınız.

İlgili yazıya ulaşmak için tıklayınız.


Şimdi tanıtacağım blog ise aslında 2 3 yıllık bir blog. Ancak bazılarınızın tanımadığını fark edince paylaşmaya karar verdim.

Jaze'nin Boş Dünyası

Kendisini twitterda tanıyıp daha sonra da blogunun olduğunu öğrenmiş merakla açmıştım. O gün girdim hala da çıkamıyorum. Birbirinden çeşitli yazıları var. Hepsi de özgün. Yani kopyalama veya birbirini tekrar eden yazılar değil. Özellikle tarifleri çok güzel. Atom kekten tutun ev yapımı soğuk çaya kadar türlü türlü tarif var. Hepsi de her evde yapılabilecek derecede rahat tarifler. Ben de birçoğunu denedim. Yani gönül rahatlığıyla önerebilirim. Yemekten bize ne derseniz cildinize ve sağlığınıza çok iyi gelecek ev yapımı cilt bakım ürünleri tarifleri de var. Bazı ürünlerin de değerlendirmeleri var hatta. Daha sonra doğa severler için çok güzel bir limon çekirdeği çimlendirme anlatımı var. Çok güzel dizi/kitap yorumları da var. Üstüne bir de bu aleme yeni katılan arkadaşlarımız için rehber niteliğinde yazıları var.

Anlatımı da ayrıca hoş. Özellikle tariflerde yapım aşamalarını herkes anlayabilsin diye detaylı anlatıyor. Tek tek her fotoğrafı çekiyor. Bazı malzemeler için alternatif önerilerde bulunuyor. Sosyal medyada da çok aktif. Twitterda ruh haline göre yazıyor. Bloguna koyduğu bazı tarifleri önceden instagramda anlık paylaşıyor. Haliyle instagramı takip etmeniz de iyi olabilir. 


Kısaca 'Boş Dünya' dediğine bakmayın. Dolu dolu hepinize yararlı olacak içerikler var. Eğer siz de benim gibi beğenirseniz takibe alıp destek olmak için 1 kez(2 kez tıklamak Adsense politikaları gereğince zararlıymış.) reklamlara tıklarsanız çok güzel olabilir :) 

Bloga ulaşmak için  google arama çubuğuna 'jazetel' yazmanız da yeterli olacaktır. Üşenenler için de birkaç link bırakıyorum.

Jaze'nin Boş Dünyası

Jazetel Instagram

Jazetel Twitter

3'ü 1 Arada Doğal Yüz Temizleyici Yapımı

Muhteşem Bir Atıştırmalık: Çıtır Tavuk

Karpuzlu/Limonlu Soğuk Çay Tarifi


Evet bu tanıtımımız da böyle olmuş oldu. Umarım beğenirsiniz :) 

Önceden de bahsettiğim gibi herhangi bir ücret,anlaşma vs. olmuyor. Sadece blogun içeriğine bakıyorum. Hoşuma giderse takipçi sayısını inceleyip paylaşıyorum. Yeni blog açanlar,pek takipçisi,okuyucusu olmayan, ya da pek tanınmadığını düşünen arkadaşlar yazabilir. Seve seve yardımcı olurum.


Sağlıklı,mutlu,huzurlu günler dilerim.


Tercihler Kaderi Belirler - Train Dizi Yorumu/İncelemesi

Merhabalar,
Sanırım en düz giriş kelimem bu. Öbürleri çok garip geliyor yazı dilinde. Uzun bir aradan sonra düzenli yazmaya tekrar dönerek(umarım dönerim) bir dizi yorumuyla geri geldim.

Ta daa:

TRAIN

Yapım Yılı: 2020
Bölüm Sayısı: 12
Yayınlandığı Kanal: OCN
Oyuncular: Yoon Shi Yoon, Kyung Soo Jin, Shin So Yool.

Dizinin Konusu:

Seo Do Won işinde uzman bir polis dedektifidir. Bir gün Mukyeong şehrinde gerçekleşen seri cinayetler sonucu bir yakınını kaybeder. Olayı araştırırken ise bir tren aracılığıyla paralel bir dünyaya geçer. Ancak bu dünya onun geldiği yerden tamamen farklıdır. Han Seo Kyung ise dürüst bir savcıdır. Seo Do Won ile gençlik yıllarından tanışmaktadır.

Diziyi güncel olarak izledim. Senaryosu çok güzeldi. Özellikle kurgusu ve kurgudaki detaylara bayıldım. Tabi diziyi biraz ara vere vere izlediğim için de aksiyonunu biraz daha az hissettim. Oyunculuklar da güzeldi. Yoon Shi Yoon ve Kyung Soo Jin'i ilk kez izledim. Shin So Yool'u ise daha önceden yan rolde de olsa(ki burada da yan roldeydi) Tree With Deep Roots dizisinde izleyip sevmiştim. Konudan kopmuşken toparlayacak olursak kesinlikle değil belki ama izlenirse hiç vakit kaybı olmayacak bir dizi. Zaten 12 bölümcük. Bilim kurgu sevenler(özellikle paralel evren teorilerine hayran olanlar) bayılacaktır bence. Tabi dizi sadece evrene geçtik haydi cinayetleri çözelim bitsin şeklinde değil. Başlıkta da belirttiğim gibi izledikçe tercihlerimizin neden bu kadar önemli olduğunu da fark ediyorsunuz. Mesela ben de izlerken "Acaba geçmişte yaptığım şu davranışı başka bir evrendeki ben daha farklı mı yaptı?" diye düşünmedim değil :)

Finali de ayrı güzeldi. Yani zorlama veya ucu açık değildi. Klişelere de döndürmediler. Bu açıdan çok orijinal bir dizi oldu. Dizi çok hatırımda kalmadı. Daha doğrusu şu şöyle olsaydı dediğim bir kısım olmadı(Teşekkürler senaristcim)

Şuraya da birkaç fotoğraf bırakıp gidiyorum.


Train






Umarım yakında eskisi(3 ay öncesi çok değil) gibi bol bol yazarak dönerim.

Güz Okuma Şenliği 2020


Merhabalar.

Sonbaharı iyi değerlendirmek adına Nilgün Komar'ın Güz Okuma Şenliği isimli etkinliğine katılmayı düşündüm. Etkinliğe şuradan ulaşabilirsiniz. 

Aşağıda da okuma listem var.Hepsini okur muyum belli değil. Etkinlik bitiminde okuduklarımı rapor şeklinde paylaşmayı düşünüyorum.

 Kategoriler;


1.Kategori (10 puan):  İsminde GÜZ mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen/olayların Güz'de geçtiği bir kitap.
Boris Vian - Pekin'de Sonbahar (320 sayfa)

2.Kategori (10 puan): Adında yada konusunda Kitap yada kitapla ilgili olan bir konu geçen bir kitap.
Umberto Eco/J.C.C. - Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın(276 sayfa)

3.Kategori (10 puan):  Hz.Muhammed ile ilgili bir kitap.
Lesley Hazleton - Peygamberden Sonra (223 sayfa)

4.Kategori (10 puan): Fantastik türde bir kitap.
Philip K. Dick - Yüksek Şatodaki Adam (430 sayfa)

5.Kategori (10 puan): Herbert George Wells yada Sait Faik Abasıyanık' tan bir kitap.
H.G. Wells - Zaman Makinesi (111 sayfa)

6.Kategori (10 puan): Adalet Ağaoğlu yada Ursula K. Le Guin den bir kitap.
Adalet Ağaoğlu - Bir Düğün Gecesi (380 sayfa)

7.Kategori (10 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ile ilgili bir kitap.
Lord Kinross - Atatürk:Bir Milletin Yeniden Doğuşu (592 sayfa)

8.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Aynı harfle başlayan üç kitap yada bir yazardan üç kitap.
Daniel Keyes - Algernona Çiçekler (325 sayfa)
Jules Verne - Altın Volkanı (512 sayfa)
Aziz Nesin - Ah Biz Ödlek Aydınlar (280 sayfa)
9.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Kapağındaki baskın rengi  Sarı / Turuncu / Kırmızı olan birer kitap.
José Saramago - Körlük(336 sayfa) (Sarı)
Jules Payot - İrade Terbiyesi (200 sayfa) (Turuncu)
Jack London - Demir Ökçe (256 sayfa) (Kırmızı)
10.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Adında Meyve,sebze/ Hayvan / Çiçek ismi olan birer kitap.
Haruki Murakami - Zemberekkuşu'nun Güncesi(738 sayfa) (Hayvan)
Nazan Bekiroğlu - Nar Ağacı (536 sayfa) (Meyve)
Alexander Dumas - Kamelyalı Kadın (224 sayfa) (Çiçek)
11.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Adının baş harfleri G, Ü, Z ile başlayan 3 kitap.
Vaclav Havel - Görüşme,Kutlama,Çağrı (112 sayfa)
Yaşar Kemal - Üç Anadolu Efsanesi (222 sayfa)
Erim Şişman - Zürafa Tozu (344 sayfa)
12.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Sayfa sayısı 100 / 200 / 300 e kadar olan birer kitap.
İlber Ortaylı - Avrupa ve Biz (246 sayfa)
Sâdık Hidayet - Kör Baykuş (95 sayfa)
Chuck Palahniuk - Dövüş Kulübü (208 sayfa)

YAZ BOYU EDEBİYAT ETKİNLİĞİ GÜNCELLEMESİ

Sonbaharın ilk gününden kocaman bir merhaba.
Bildiğiniz veya şuradan görebileceğiniz üzere bu yaz hep beraber okuyabilelim diye bir YAZ BOYU EDEBİYAT ETKİNLİĞİ düzenlemiştim.
İlk başta okuduğum kitapları tek tek yayınlarken son 1 aydır pek yayınlamadım ama 5 tane minik taslak var. Onları da üşenmediğim bir zaman güncelleyip umarım sizlerle paylaşacağım.

Okuyup Yazmadığım Kitaplar
~Geleceğin Fiziği
~Oblomov
~Ted Gibi Konuş
~Duino Ağıtları
~Aylak Adam

Hepsi çok güzeldi. Sizlerle paylaşmayı çok istiyorum.
Şuraya tıklayarak hem etkinliğe hem de diğer arkadaşlarımızın etkinlikle ilgili okuduklarına ulaşabilirsiniz. 
Ayrıca paylaşıp bu etkinliği duyurup daha fazla kişiye ulaştırdıkları için İlkay,Deeptone ve İrem'e çok teşekkür ediyorum.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.
Sağlıkla kalın.

Masalsı Bir Dram - It's Okay To Not Be Okay Dizi Yorumu/İncelemesi

Merhabalar,
Bugün geçtiğimiz günlerde final yapan Kore'de pek reyting tutturamayan ama Kore dışında her ülkede büyük bir ilgiyle izlenip takip edilen ve etkisi hala süren bir dizinin yorumuyla geldim.

İsmi: It's Okay To Not Be Okay Psycho But It's Okay
Romaji: Saikojiman Gwaenchanha 
Yayın Tarihi: 20 Haziran-9 Ağustos 2020 (Cumartesi&Pazar)
Bölüm Sayısı:16
Kanal: tvN/Netflix
Oyuncular: Kim Soo Hyun, Seo Yea Ji,Oh Jung Se.

Dizinin Konusu:
Antisosyal kişilik bozukluğu bulunan Ko Moon Young(Seo Yea Ji) ünlü bir çocuk kitabı yazarıdır.Otizmli abisi Moon Sang Tae(Oh Jung Se) yüzünden abisinin bakıcısına dönüşmüş olan Moon Kang Tae(Kim Soo Hyun) ise psikiyatri koğuşunda bir hastabakıcıdır. İkilinin yolları bir şekilde kesişir ve beraber sevgi,fedakarlık,aile gibi farklı duyguları keşfederler. Dizi boyunca 3 karakterin gelişimini,hikâyelerini,yaşadıklarını ve yaşayamadıklarını keşfediyoruz. Aslında bu tür normal ile anormal tarzı şeklinde çok fazla yapım mevcut olsa da It's Okay To Not Be Okay izlediğimiz diğer yapımlardan çok farklı. Her karakterin yaşadığı çok tanıdık hepsinde bizden bir parça var. Yarım kalan çocukluklar,ilgiye muhtaçlık,sevgiden mahrum kalma veya sevgisini nasıl belli edeceğini bilememe gibi birçoğumuzun yaşadığı durumlar mevcut.Ben çok gözyaşı döktüm bu dizide...Böyle sanki çok alakasız gibi gözükse de bi o kadar da içten bir diziydi diyebilirim :) Bazı bölümlerde farklı hikayeleri olan karakterlerin anlatılması,çocuk kitapları üzerinden derin mesajlar verilmesi,çekimde bile çok güzel detayların olması bu diziyi benim için bambaşka yaptı. Twitterda her yerde gördüğüm için başladığım ama sonunda da iyi ki izlemişim dediğim bir dizi oldu. Dizinin müzikleri de çok güzeldi. Sahnede zaten eriyip gidiyorsunuz bir de arkadan müzikleriyle çok hoş bir atmosfer... 



!!!! Yazının bundan sonraki kısmı spoiler içermektedir !!!!

Öncelikle senariste keşke geçmişte olanlaeı biraz daha net açıklasaydınız demek istiyorum. Olaylar biraz oldu bitti tamam öldürmüş işteye geldi. Azıcık daha detay verebilirlerdi. Dizinin olmazsa olmaz geçmişte/çocuklukta tanışmışlık klişesi vardı.İlla bi yollar kesişmiş olacak yani :)) Ye Ji'nin oyunculuğu mükemmeldi. Ödül alabilecek bir performansı vardı. Ama buna rağmen bazıları Ye Ji'nin oyunculuğunu beğenmediğinden izleyememiş. Aksine ben Kim Soo Hyun'dan dolayı bazı sahneleri beğenemedim. Ama bazı sahnelerde de çok güzel hissettirdi. Gang Tae karakteri bana çok yakın geldi,ağlattı da ağlattı. Kitaplar çok güzeldi. Hatta gerçekten yayınlanacaklarmış. Bu ayrı mutlu etti. İlk 10 bölüm çok akıcıydı ama sonraki 3 4 bölümde tam tempo nerde diyecekken son 2 bölüm çok güzel geri yakaladılar(Ben böyle hissettim)Finalde mutsuz son olur mutlu son olursa realist olmaz diye düşünüyordum ama senaristten güzel bi ayar yedim. Finali çok güzel hazırlamış. Çok konuştum.
Kısacası: İZLENMELİ
Puanım: 8.5/10

Bir sonraki yazıya kadar hoşçakalın :)


Nasıl Kitap Okunmaz?


Nasıl Kitap Okunur?

Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?

Merhabalaaaar merhabalaaar,
Kafama göre içerik üretiyorum biliyorsunuz. Bu konuda da uzun süredir yazmak istiyordum. Hazır üşenmiyorken yazayım dedim.

Kitap okumak...

Kimine göre basit bir hobi kimine göre süper güç kimine göre yaşama sebebi.
Ama hemfikir olduğumuz konu bunun ne kadar gerekli ve yararlı olduğu. 
Kimisi sınavlarda kitap okuyan kazanıyor düşüncesinden kimisi de bi şeyler öğreneyim dediği için kimi de vakit geçirmek için okuyor.

Pekiii kitap nasıl okunmaz?


Madde 1: Fantastik Olaylar ya da Klasik Klasikler Sorunsalı

Efenim eğer siz şimdiye kadar kendi isteğinizle doğru dürüst kitap okuyamadıysanız tavsiyem konusuna göre (fantastik,aşk,savaş vs.) veya yazın türüne göre(deneme,şiir,öykü,roman vs.) kendinize hitap edeceğini düşündüğünüz  veya ilginizi çekeni okuma isteğinizi uyandıran bir kitapla başlamanız. Yani senin şimdiye kadar okuduğun dili en ağır kitap Labirent,Senden Önce Ben,Aklından Bir Sayı Tut  gibi kitaplarsa kusura bakma sen bi anda kolay kolay Dostoyevski,Dickens,Tolstoy okuyamazsın kardeşim. Yavaş yavaş farklı türlere geçmen lazım. Yani sevdiğin rahat okuduğun tarzda birkaç kitap daha oku. Sonra yavaş yavaş türleri çoğalta çoğalta farklı türlerden eserleri daha rahat okumaya başlayabilirsin. 

İsterseniz kendinize göre periyodlarla okuyabilirsiniz. Mesela 1 saat aralıksız okuyamam diye düşünüyorsanız şöyle yapabilirsiniz: 10 dk veya 15 dk okuyun en az 2 dk en fazla 5 dk ara vererek periyotlar halinde 1 saat okuyabilirsiniz. Hem de dinlene dinlene :)

Madde 2: Bu Kitap Bugün Bitecek Sorunsalı 

Bu benim de çok sık yaptığım hatalardan. Evet eğer kitap okumayı seviyorsanız bi günde ara vermeden kitap okumanın ne kadar güzel bir his olduğunu illa ki bilirsiniz. Ama bazen kafamız rahat olmuyor 2 3 sayfadan sonrası gelmiyor. Yani zorlamak olmuyor. Okuduğunuza kafa vermedikten anlamadıktan sonra ne kadar okuduğunuzun bir anlamı kalmıyor. Ki zaten anlamadıysanız ara verip tekrar okumaya çalıştığınızda hatırlamadığınız kısımları tekrar okumanız gerekecektir. O yüzden anlamadıktan sonra kitabı bırakın. O ana kadar okuduklarınızı düşünün. Ara verin. İstediğiniz zaman tekrar okumaya dönün.


Madde 3: Okuma Listelerine Uyamıyorum Yaa Sorunsalı 
Evet,evet,evet. 
"Ben bir listeye bağlı kalamıyorum."
"Ben gruplarla okuyamıyorum."
"Ben temaya göre okuyamıyorum."
"Kısacası ne okuyacağımı bilince okuyamıyorum. "
Böyle diyenlerdenseniz şöyle basit bir yöntem etkili olacaktır ya da olabilir:
Mesela okuma listesi yapıyorsunuz.  Okumak istediğiniz ya da okumayı sevdiğiniz türlerden geniiiş bir liste yapın. Okumayı düşündüğünüz her kitabı yazın. İsterse 100 kitap olsun isterse 5 isterse 45. Yapabildiğiniz kadar geniş bir liste yapın. Rastgele okuyun. Hem okumak istediklerinizi okuyacaksınız hem de bir listeye bağlı kalsanız bile herhangi bir kitabı seçme hakkınız olacak.

Madde 4: Likelarım Takipçilerim Ne Olacak Sorunsalı
Yavaşça o telefonu yere bırak evlat... 
Bu konuda şöyle tavsiyelerim var. Basılı şekilde veya e-kitap okuyucu cihazla kitap okuyorsanız telefonu da bırakamıyorsanız telefonu uçak moduna alıp başka bir odaya koyun. Aran soran olursa diyorsanız da bildirim ve zil seslerini açıp başka bir odaya koyun. Böylece gerekmediği sürece okumanızı bozmazsınız.(Umarım)

Eğer telefon üzerinden e-kitap okuyorsanız kitabı çevrimdışı okuma seçeneği varsa mutlaka öyle okuyun. Telefonu yine uçuş moduna alıp öyle okuyun. Uçuş moduna almak istemiyorsanız bildirim seslerini açıp sadece kitaba odaklanın. Bildirim gelmediği halde her kitap okumayı bıraktığınızda kendinizi cezalandırın :)

Aslında çok farklı okuyamama sebepleri var ama en çok yaşadıklarımız bunlar. O yüzden bu kadarcık yeterli olacaktır sanırım :)

Bir dahaki yazıda görüşene dek mataaa.
Klasik Kitaplar